Tasındık arkadaslar ekibim ve ben http://www.bizimozlem.blogspot.com/ Kahveye bekleriz :)
Keşke toplumbilim okusaydım.. Gerçi geç kalmış sayılmam .. Merak ediyorum insanımızın bu denli kışkırtmaya yönelik davranmasının sebebini,bu denli at gözlüklü bu denli fanatik olmasının sebebini.. İsterdim bu...
sen benim küçük kızım,sen benim kırmızı saçlımsen benim turuncumsen benim Norah Jones’um..Sen varya sen..Sen benim içim,Sen benim biriciğim..Tuzlu gözyaşım,kahkaham..Kahvemin yanındaki kurabiyemSen,Sen varya sen, sen benim...
Bunca zamandır yaptıklarımdan,yaşadıklarımın bendeki etkisinden, gördüklerimden, hissettiklerimden bahsettim durdum.Bir Allah’ın kulu da çıkıp demedi ki, “güzel kardeşim,onca zamandır anlattın durdun da, yaşadığın ülke hakkında...
Evet buyrun ben varım J Melbourne’daki 7.haftam doldu Bu şehirdeki 3.evimde 8.gecemdeyim Manyak değilim bunları ezberden söylemiyorum merak etmeyin J Duvara çizik attığım da yok, sadece...
İsterdim ki ellerimi,bacaklarımı,saçlarımı,gözlerimi tutup sıkayım Sıkayım da suyu çıksın ruhumun Ruhumda birikenleri damla damla göreyim O damlaları alıp bir bardağa koyayım Sonra o suya baksınlar da görsünler neleri,neleri,neleri... Egosunun...
Şeffaf hayatlar.. 20 metrekareye sığmaya çalışan hayatlar.. Meşgül hatlar.. Kaldığım dairenin üç tarafında gökdelenler var, evin içinde otururken de balkona çıktığım zaman da karşımda ya da yukarımda...
Hayatımda verdiğim en sağlıklı karar sanırım bu kıtaya gelmek.. Belki bir başkasına gitseydim de aynını düşünürdüm, Bu kıtanın kendine has güzelliğinden ziyade, benim için yepyeni,keşfedilmeyi bekleyen biryerde...
Tren, istasyona vardığında yaklaşık 50 dakikadır okuğum kitabı çantama koymadım nasılsa otobüs beklerken okuyacağım diye.Otobüs durağındaki banka oturup önce bir sigara yaktım,sonra da haftalık bilet...
Sevgili Dostlar , Ekibim ve ben bir haftaligina sizden uzakta kaldik ama varya anlamadik bu bir haftanin nasil gectigini .. Ekipcek soyle dusunuyoruz ki, Melbourne'a yerlesmek hayatta aldigimiz...
Sevgili dostlarım,canım arkadaşlarım,birtanecik kardeşlerim.. Sevdiklerim, büyüklerim,küçüklerim :) hepiniz.. Yarın sabah Brisbane defterini kapıyorum, Yine yarın sabah Melbourne sayfasını açıyorum, Sizlerin duasıyla bugüne kazasız belasız geldik çok şükür, Aramızda binlerce...
Canımın içi Meldacım benim, İyi ki doğmuşsunn, iyi ki büyümüşsünnn İyi ki abimle evlenmişsinnn, İyi ki Efe'nin annesi olmuşsunn, İyi ki ben de senin "görümceciğin" olmuşumm :P Aman...
Öhöö öhöö.. Efenim birşeyleri netliğe kavuşturmak gerekecek.Zira yanlış anlaşıldım :) "Diyememiş Kadın" isimli denememizde bahsi geçen sevgili ADAM'ın, rahmetli eşimle alakası yoktur efenim.Sadece gönlümüzde yaşattıklarımızı paylaştık, ekibim...
Bu bahar başka olacak değil mi can? Bu bahar sabahları yataktan zıpkın gibi kalkabilecegiz degil mi? . .. Ahh yar!.. Yar’ı düsünürken akşamı edicez degil mi? Yedigimizden...
Açılalım şöyle arkadaşlar, geriye çekilin biraz.. Hele bi müsade.. Çal kardeşim sen şöyle zurnanı bakalım, Ahmet Özden gibi çal ama!... Vur bakalım davulcu sen de tokmağınla gücünün yettiği kadar Bi...
O’nu bambaşka seviyorum.. Tarifi zor bunun da, Canımın İtalya köşesi diyeyim .. Gözlerine değemedim .. Yüreklerimize değdik biz.. Dünyalar tatlısı annesinin acı kahvesini tadabildim ki o anne...
Bugün O’nun doğumgünü.. O ki Alemlere rahmet olarak gelmiş biri ki ben bu “Alemlere rahmet” lafının ne olduğunu anlamadan tekrar eden yaradılmış..O’nu aslında ne açıklamak istediğini...
Aslında haddime mi düştü öğüt vermek? Yooo Ee madem? Sizi sevdiğim için yazayım diyorum elime üşenmeden, hani ben bi eşşeklik ettim siz etmeyin diye diyorum :) Arkadaşlar! Gözünüzü seveyim,...
Yanlış yaptım! Kulakları çınlasın Mustafa Bey, hep derdi ki, “Eğer sinirli iken bir şey yazıyorsan, gönderme hemen, bir gün bekle, ertesi sabah oku o maili yine,...
Bundan birkaç sene öncesi en imrendiğim kadın, Öyle afet türündeki kadın değil, Arabanın arka koltuğunda bebek pusetinin yanına oturmuş olandı.. Şimdi.. Şimdi, şoför koltuğunda oturmuş olan babaya imrenir oldum. :) Sanırım...